Sayfalar

12 Ağustos 2014 Salı

Karma III

Çok fazla alkol alışkanlığı yoktu.

Yine aklındaki bir buluttan, başını döndüren bulantılı bir yüzden sıkılıp, kendini hafif dalgalı denize sırt üstü bırakmak istemişti. Sakin olmasını tercih ettiği içkili bir yere girdi, çünkü ne ritim gitar ve çatlak ses dinleyecek, ne de sisli alanda aklındaki yüzleri daha fazla bulandıracak hali kalmamıştı.

Birden kıpkırmızı şarap girdi düşüncelerine, barmenden istedi. Mavi gözleri belki de yüzündeki tek güzellik olan adam, kadehi önüne bıraktı. Masaya oturmamış, direk taburelerden birine, sanki bir haber bekliyormuş ve gelince hemen kalkacakmışçasına oturmuştu. Tadına hiç alışamadığı şarabı yudumlarken o gün geldi maziden gözünün önüne.

Tablodaki kadını o küçük siyah mahzenine hapsederken, içinin sızlayışına dayanamamıştı. Özlemişti, onun gözlerinde başkasında bulamayacağı şeyler görmek, gözbebeklerinde kaybolmak onu esiri yapmıştı. Ama yoktu. O kadın hayaliydi.

Hiçbir kavuşma dindiremeyecekti özlemini, birkaç sarılma daha fazlasını isteyecekti, belki konuşacak bir kelime bile olmayacaktı. Onu affedemeyen yanını bastırsa da, onunla birlikte yapamayacağını bilme duygusu her gece gözlerini dolduruyor, kirpikleri tıpkı silecek gibi vücudundaki sıkışmışlığı dışarıya atıyordu. Ne zaman onu düşünmekten beyni uyuşur hale gelirse o zaman uyuyabiliyordu. Geçmiyordu. O kadın hayaliydi.

Tıpkı kendisi gibi.