"Yeşil?"
"Avokado."
"Sarı?"
"Limon."
"Kırmızı?"
"Çilek."
Ağzının kenarıyla hafifçe gülümsedi. "Seçtiğin kelimeler bunlar mı yani?" dedi, gülümsemesini yüzünden silerek. "Bir kural mı vardı?" diye sordu boş bakışlarıyla. "Hayır. Tercihlerine saygı duyuyorum."
***
"Limon."
"Limon, öyle mi?" Elleriyle boğazını daha çok sıktı.
"Çilek. Çi..."
Kızın kulağına eğildi.
"Son kelimelerini biraz daha dikkatli seçersin diye düşünmüştüm. Yanılmışım."
Gözlerine baktı.
"Her zamanki gibi."
10 Nisan 2017 Pazartesi
2 Nisan 2017 Pazar
ikizler
Yağmur ve Şimşek. İki kız kardeş. Birisi diğerinden kaç dakika sonra doğmuş bilinmese de birbirlerinden farklı iki kişi.
Yağmur kedileri, çiçekleri ve güzel olan her şeyi severmiş. Sevmeyi de. Sevgi kurtuluşmuş onun için ve ne zaman dara düşse, sevgiye sarılmak istermiş.
Şimşek hep karanlıktaymış. Sevgiye inanmazmış. Göklerde birden parlar, olduğu her şeyi kaybedene kadar estirirmiş. İstemezmiş bulutların ona dokunmasını. Ondan varolduğu şeyi çalacağını bilirmiş.
Bu iki kız kardeş, aynı odada yaşarlarmış. Gidecekleri başka bir yer yokmuş.
Birbirlerine hapislermiş.
Bir onun sözü geçermiş, bir diğerinin. Asla uzlaşamazlarmış. Kavga ettiklerinde titrermiş evin duvarları. Belki de en çok zararı o alırmış.
Günlerden birinde Yağmur, sokakta bir kedi görmüş. İlk başta korksa da yaklaşmış ona, dokunmuş. Kedi ona saldırmamış aksine onun varlığından keyif alıyor, onunla olmayı seviyormuş. En azından Yağmur'un anladığı buymuş.
Her dışarı çıktığında kedinin yanına gidiyor, ona bir şeyler yediriyor, onu seviyormuş.
Bir gün onu eve getirme hatasına düşmüş.
Şimşek kediyi görür görmez irkilmiş. Yağmur'un varlığına zor tahammül ediyorken, bu kedi nereden çıkmış! Kediyi tuttuğu gibi dışarıya atmış. Yağmur'a hiçbir şey demeden. Onu önemsemeden.
Yağmur kedisini özlemiş, birkaç gece ağlamış. Alt tarafı bir kedi demiş kendi kendine, unutmaya karar vermiş.
Aynı zamanda sevmeyi ve sevilmeyi unutmaya da.
Hiç dışarıya çıkmamış bir süre. Şimşek onun aksine hep dışarıda ve hep konuşkan olmuş. O hiçbir özelliğini kaybetmezken, Yağmur solup gitmeye başlamış.
İlkbahar gelmiş.
Önce Şimşek gürlemiş, sonra Yağmur yağmış.
Çiçekleri gören Yağmur, dışarı koşmuş. Biraz ıslanmış, biraz çiçeklere dokunmuş. Sonra odasının camından Şimşek'i görmüş.
Onun aksi bakışlarına dayanamayıp, hıncını çıkarmak için hışımla eve girmiş. Odayı aramış, taramış. Hiçbir yerde bulamamış Şimşek'i.
Dışarı mı çıktı diye düşünüp, evin önüne çıkmış. Cama tekrar baktığında, Şimşek oradaymış.
Odaya girmiş, yine bulamamış. Bu oyundan sıkılan Yağmur'un gözüne bir şey takılmış.
Koridordaki aynada, kendini görmüş.
Şimşek'i.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)