Boşlukta olmak.
Kararsızlıktır her daim. Sevinsen mi, üzülsen mi bilemezsin. Kocaman bir enkazın altından çıkarılan, "yaşayan bir ceset" gibisindir, acı yoktur, güneş vardır etrafta. Önce gözünü alır o ışık, acıtır gözbebeklerini. Alışkın değilsindir, kocaman gözbebeklerin daralmıştır şimdi, daha dar bakar etrafa.
Kafan dağınıktır, üzüntü ya da acıyı bırakmanın sevincini yaşayamayacak kadar. Büyük hislerin, "kocaman gözbebeklerin" daralmıştır artık. Yara bere, kırık çökük içerisindesindir, ama acı yoktur.
Acı yok.
O kocaman gözbebekleri, enkazın altında kalmayı, karanlıkta olmayı göze alarak ne sevgiler taşıdı şimdiye kadar. Kurtuldu. Ama bir boşluk vardır etrafta.
Düşüyor musun, yükseliyor musun bilemezsin.
Çünkü boşluk içindedir her daim. Çok büyük bir şeyin boşluğu. Binlerce anlam taşıyan fotoğrafların, şarkıların bir anda hiçliğe yakınlaşması. Hayata dair tüm hedeflerinin değişikliğe uğramasının o üzülüp sevineceğini bilemediğin boşluğu.
Alışır gözbebeklerin.
Hayat, daha aydınlık ve daha dardır onlara.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder